Sanat ve politika, bir toplumun en önemli yapı taşlarından olup, toplumu yönlendirme, etkileme ve kalkınmada en önemli etkenlerdendir.

Yalnızca estetik bir kaygı gütmeyen, aynı zamanda toplumsal gelişmelerde kritik bir rol oynayan ve başlı başına politik bir duruş olan sanat ise sanatçının sesini duyururken, kendi toplumunun içinde bulunduğu sorunlara ayna tutarak farkındalık yaratır.

Read more

The HU, günümüzde Folk Metalin en önemli temsilcileri arasında yer almaktadır. Folk Metal’e Moğol ezgilerini, destanlarını, müziğini, geleneksel müzik aletlerini diğer ifadeyle Moğol kültürünü ekleyerek uluslararası alanda önemli bir başarıya sahip olmuştur. Coachella da dahil olmak üzere dünyanın farklı festivallerinde sahne almaktadır. Mevcut dönemde yeni dünya turuna çıkan The HU, Temmuz 2025’te İstanbul’da konser verecek ve Türkiye’nin metalheadleri ile tanışacaktır.

Read more

Muse ve Metal Müzik Nerede Kesişir?
2025 yılında ülkemizde konser verecek metal grubu patlaması yaşanıyor: Gojira’dan Avenged Sevenfold’a, Guns N’Roses’dan Manowar’a metal zehirlenmesi adeta. Tüm bu grupların konserleriyle aklı karışan, hepsini yavaş yavaş sindirebilen ve cebine de düşünen rock metal severler, şimdi de kendilerini, Muse da mı Türkiye’ye gelecek, tartışmalarının ortasında buldular. Eh bize de metal kitlesi Muse grubunu neden bu kadar çok seviyor konusunu didiklemek düştü.

Read more

*METAL ODA ÖZEL RÖPORTAJ*

Bu yazıda, bana her daim derin duygular hissettiren, adeta kendi grubummuşçasına benimsediğim bir İngiliz rock grubu olan Unbelivable Truth’u mercek altına almak istiyorum.
Grup, Andy Yorke liderliğinde Nigel Powell, Jason Moulster ve Jim Crosskey’den oluşup, 1993 yılında İngiltere, Oxford’da kurulmuştur. İsmini Hal Hartley’in The Unbelievable Truth filminden alır.

1998 yılında çıkardıkları ve benim favorim olan “Almost Here” isimli albümleri grubun en önemli yapı taşlarından olmasının yanı sıra, dinleyenler tarafından da oldukça sevilmiş ve grubun tanınmasını sağlayan albüm olmuştur. “Solved”, “Higher Than Reason” gibi derin parçaları içerisinde bulunduran bu albüm benim için melankolinin müzikal karşılığıdır.

Read more

Illusions Play grubunun özel konuk olacağı 9 Mart 2025 Psychonaut 4 konseri yaklaşırken, grubun Empire of Desolation albümünü Uğur Haspolat’tan dinliyoruz:

Read more

Yerde ayaklarımı uzatmış, sırtımı kanepenin ayaklarına yaslamış oturuyorum. Sağımda içi ağzına kadar dolu küllük, kenarından sarkan, sönmeye yüz tutmuş bir sigara. Solumda neredeyse bitmiş büyük bir şişe rakı (Bardak yok..) Önümdeki “Tv” ekranında “Loop”a alınmış, sürekli dönen “Lethargic Dialogue” klibi. Bir rakıya, bir sigaraya, arada bir de ekrana bakıyorum. Videonun başında elde dönen çakmak gibi başım dönüyor. Depresif düşünceler, bitik bir karaciğer, antidepresanlar, anksiyeteler, ilaçlar, mahvolmuş bir hayat, “Psychonaut 4”… 2015’te keşfettiğim “P4” (böyle deyince aklıma bir “DSBM” grubundan ziyade evdeki “Play Station 4 Pro” geliyor ama kısaltma işte.) “Youtube”da gördüğüm günden beri dinlemeye asla ara vermediğim bir “DSBM” grubu. “P4” Yukarıda anlattığım hikaye ve binlercesi gibi bir çok zor anımda bana arkadaşlık etti. Konsere geçmeden önce nedir bu “DSBM” sadece biraz sert müzikle harmanlanmış, üzgün ergen intihar girişimlerimi, yoksa fazlası mı? Biraz bunlara bakalım.

Read more

Kuzey ülkelerinin vazgeçilmez melankolisinin ve atmosferik müziğin karanlık sularında dolaşan Britanyalı Antimatter müzik kariyerindeki 25. Yılını kutlamak için çıktığı turne kapsamında, 5 yıl aradan sonra Türkiye’deki hayranlarıyla buluştu. Hüzünlü melodileri ve derin sözleriyle dinleyicisini içine çeken, eşsiz bir müzikal kimliğe sahip dark rock grubu, Anathema’nın mirasından sıyrılıp kendi kimliğini oluştururken, Mick Moss ve ekibi, yıllar içinde melankolik  ve karanlık rock sahnesinin en derinlikli gruplarından birine dönüştü.
1998 yılında Duncan Patterson (ex-Anathema) ve Mick Moss tarafından kurulan grup, başından beri duygusal yoğunluğu yüksek bir müzik yaratmayı hedefledi. Patterson’ın ayrılmasıyla Moss’un tek başına sürdürdüğü Antimatter, yıllar içinde kendi çizgisini koruyarak daha da olgunlaştı ve günümüzde melankolik müziğin en güçlü temsilcilerinden biri haline geldi.

Read more

Konserlerde Cep Telefonu Sorunsalı

Bir zamanlar sadece hayal edebildiğimiz, Uzay Yolu (Star Trek) dizisinde gördüğümüz cep telefonları, salt iletişim aracı olmaktan çıkarak günlük hayatımızın neredeyse her alanına hâkim oldular. Hayatımızı kuşatan sosyal medyadan fotoğrafçılığa, navigasyondan eğlenceye kadar modern yaşamın ve adeta vücudumuzun bir uzantısı haline geldiler. Öyle ki, cep telefonumuz yanımızda değilken kendimizi eksik ve güvensiz hissediyoruz. Cep telefonları konser deneyimimizi de büyük ölçüde etkiledi: hayatımıza kattığı kolaylıkların yanı sıra, konserlerin büyüsünü bozup bozmadığı konusu da tartışmalara açıldı.

Read more

Küçük yaşlarından beri müzikle büyümüş, müziğin heavy metal ve hip-hop ağırlıklı olarak her türü ile ilgilenen Botan Beyaz ile Metal Oda için Mine Gürevin söyleşti. Ankara Keçiören doğumlu olan Botan, paylaşımlarına Instagram üzerinden gitarlarını kendi çaldığı Metal cover’ları ve kendi yazıp söylediği İngilizce Rap parçaları ile başladı. Tupac’ın Hail Mary ve Changes parçalarını cover’layarak dünya çapında milyonlara ulaştı. Pek çok müzisyenin albümünde, session gitar çalan Botan Beyaz, adından daha çok söz ettirecek yeni proje hazırlıklarında.

Read more