Woods Hole Oşinografi Kurumu tarafından Kuzey Pasifik Okyanusu’nda keşfedildiği 1989 yılından beri tek başına gezen bir balina var. İsmi 52 Blue. 52 hertz balinası veya Alice ismi veren bile olmuş. Tam 35 yıldır yalnız. Çünkü 52 Hertz frekansında ses çıkarıyor (G#1); diğer balinalar ise 15–40Hertz frekansında iletişim kurduğu için onu duyamıyor. Ne çağrısı yanıt buluyor ne de bir sürünün parçası olabiliyor. Göçlere bile katılamıyor. Bilim insanları ise onu hiç fiziksel olarak görememiş. Ne cinsi ne de cinsiyeti biliniyor… (Liu, 2024, s.1-5)
Michael Schenker sadece bir gitarist değil, hard rock ve heavy metal tarihinin temel taşlarından biri. Flying V gitarı, akıcı cümlelerle örülü soloları ve melodik diliyle bir dönemin sesini şekillendiren isimlerden biri oldu. Metallica ve Iron Maiden gibi dev grupların gitaristleri üzerinde bıraktığı etki açıkça hissediliyor. Ama Schenker hiçbir zaman kalabalığın peşinden gitmedi. Işıklardan uzak durdu, modaları takip etmedi ve daima gitarıyla konuştu. My Years with UFO albümünde, efsaneleştiği UFO dönemine geri dönüyor ve o şarkılara yeni bir hayat katıyor. Üstelik bunu inanılmaz bir müzisyen kadrosuyla birlikte yapıyor.
Gojira ile İlk Karşılaşma: Bazen Kaçsan da Kurtulamazsın
Müzik öğretmenliği okuduğum yıllar… Tarihini tam hatırlamasam da 2014’ün soğuk bir kış gününe denk geldiğini biliyorum. Üst sınıftan bir arkadaşımın çatı katındaki, nemli ve ısınma sorunu olan evinde, içinde ne olduğunu hatırlamadığım sıcak bir bitki çayı eşliğinde misafirdim. Sessizliği bozmak için açtığı müzik o anın yönünü tamamen değiştirdi. Hatta bir tür travmaya dönüştü.
Bazı kadroları görünce ister istemez iki kere bakarsınız. Sign of the Wolf’un albüm tanıtımı karşıma çıktığında öylece kalakaldım. Tony Carey. Rainbow’un Rising albümünde o büyülü klavyeleri çalan adam. Vinnie Appice ya da. Dio ve Black Sabbath‘ın davul canavarı. Doug Aldrich ise hem Dio hem Whitesnake gitaristi. Ve Andrew Freeman… Last In Line’daki performansıyla kendini fazlasıyla ispatladı. Son yıllarda gelen en sağlam vokalistlerden biri. Bas gitarda ise Chuck Wright var; Quiet Riot’tan, House of Lords’tan tanıdığımız, uzun yıllardır bu işin mutfağında pişmiş bir isim.
Sleep Token Even in Arcadia: Müziğin Bilim Kurgusu
Ritüel, Melankoli ve Sınır Tanımayan Bir Anlatı
Evren sonsuz ihtimallerle doludur. Sanatta ise en çok ilgimi çeken, öngörülemez olan, şaşırtan ve yoldan sapanlardır. Sleep Token da işte bu “sapmaların” en şiirsel olanlarından biri olarak playlistimde kendine yer buluyor.
Tazelik, farklılık ve orijinallik açısından, onlar için rahatlıkla “müziğin bilim kurgusu” denebilir. Tıpkı bağımsız yapım bir bilim kurgu filmi gibi: gizemli, atmosferik, deneysel ve ruhunu bir tanrıya adamış…
İsveçli rock fenomeni GHOST ‘un ilk çıkış parçası “Ritual”ı dinlediğim günü hâlâ hatırlıyorum. Daha ilk notalarda çarpıldım. O şarkı, grubun ne yapmak istediğini açıkça gösteriyordu: Karanlık görünümlü ama melodik yapısıyla akılda kalıcı, sahneye ve teatraliteye önem veren, geçmişin estetiğini bugüne taşıyan bir rock grubu. O zamandan beri Ghost’u yakından takip ediyorum. Özellikle her yeni albümde ve sahne şovlarında gösterdikleri gelişim dikkat çekici.
The HU, günümüzde Folk Metalin en önemli temsilcileri arasında yer almaktadır. Folk Metal’e Moğol ezgilerini, destanlarını, müziğini, geleneksel müzik aletlerini diğer ifadeyle Moğol kültürünü ekleyerek uluslararası alanda önemli bir başarıya sahip olmuştur. Coachella da dahil olmak üzere dünyanın farklı festivallerinde sahne almaktadır. Mevcut dönemde yeni dünya turuna çıkan The HU, Temmuz 2025’te İstanbul’da konser verecek ve Türkiye’nin metalheadleri ile tanışacaktır.
Illusions Play grubunun özel konuk olacağı 9 Mart 2025 Psychonaut 4 konseri yaklaşırken, grubun Empire of Desolation albümünü Uğur Haspolat’tan dinliyoruz:
Yeni Jethro Tull şaheseri geliyor!
7 Mart 2025 tarihinde tamamı yayınlanacak progresif rock ın eşsiz grubu Jethro Tull ‘ın yeni albümü “Curious Ruminant” ın aynı adlı ilk teklisi dün dijital müzik platformlarına düştü.
