Megadeth’in Son Albümü Üzerine
⚠ Spoiler uyarısı: Albüm hakkında detaylı değerlendirme içerir.
GENEL DEĞERLENDIRME
Turuncu bombamız 64 yaşında kariyerine nokta koydu. Gönül isterdi ki Hangar 18’in mirasına yakışsın diye tam 18 albüm olsun; ama ne Dave‘in sektörden bıkması ne de geçirdiği hastalık buna izin verdi. 17. albümü bile zar zor çıkardı desem yeridir. Ben albümü sub’a bir hafta önceden salmıştım, o ara dinleme fırsatım olmuştu. Gevelemeden söyleyeyim.
Bir veda albümü olarak gayet başarılı. Ama şunu önce netleştirelim: Gençler, adam 64 yaşında. Rust in Peace, Youthanasia, The System Has Failed ya da Endgame bekleyenleri gerçekten anlamıyorum. Dave bu albüme gelene kadar iki ciddi badireyle boğuştu. Birincisi, ses tellerine temas eden metal çubuk yerleştirilen bir ameliyat geçirdi. İkincisi ise elinin içinden elini büken lifler çıkıyor; siz hâlâ adamdan karmaşık sololar bekliyorsunuz. Bu iki nedene bakınca neden yorgun olduğu anlaşılıyor. Albümü buna göre yargılamanızı bekliyorum.
Tek ciddi sıkıntı mix meselesi. Bunun asıl sorumlusu plak şirketi. Warner ve Sony bu aralar pop ve rap’e yoğunlaştığından metal kataloglarına pek ilgi göstermiyor, geleni de geri çeviriyor. BMC, Universal ya da Capitol altında çıksaydı durum farklı olabilirdi. Bunu da hesaba katmak lazım.
Albüm genel olarak Countdown to Extinction temelli heavy unsurlarla şekillenmiş; dinlerken hissediyorsunuz. Riffler steril ve modern bir dokuya sahip, bunda Dystopia‘nın da etkisi var. İlk dinleyişte yavan gelebilir, ama birkaç geçişten sonra “Tipping Point, Made to Kill ve The Last Note ne kadar iyi parçalardı, bir daha dinleyeyim” fikri kendiliğinden canlanıyor ve albümü sevmeye başlıyorsunuz.
Bir not daha: James LoMenzo’nun basını bu albümde ilk defa bu kadar yüksek duydum. Normalde finger usulü çaldığından sesi arada boğulabiliyordu, özellikle United Abominations döneminde. O sorunu bu sefer çözmüşler. Takdir ettim. Genel kanaatim: ortalama üstü bir albüm.

ŞARKI ŞARKI
Tipping Point — Dinledikçe “Şu riffi öğrensem mi acaba?” dedirtiyor, gayet sağlam bir açılış. Lyricler ilk bakışta saçma gibi görünüyor; ama Dave önce riffi yazıyor, sonra ona fonetik olarak uyan kelimeleri seçiyor. Ortaya bazen garip bağlantılar çıkıyor ama bu kasıtlı bir tercih. Dirk sololar konusunda iyi iş çıkarmış; Broderick dönemini biraz andırıyor. 7/10 — Kişisel favorilerimden biri.
I Don’t Care — İnatçı turuncu bombamız bu şarkıda hayatının manifestosunu yazmış. Komik, ama kafanızı sallatmayı başarıyor. LoMenzo’nun basını ilk defa bu kadar groove’lu duyduğum şarkı bu. Teemu mavi Explorer’ını güzel öttürmüş. Chorus riffinin black metal’den fırlamış gibi doom bir havası var; beklenmedik ama beğendim. 6/10
Hey God?! — Temposu çok yavaş, dinlerken sıkılma ihtimaliniz yüksek. Dave neredeyse sadece şarkı adını tekrarlıyor. Teemu’nun solosu var ama şarkıyı taşımaya yetmiyor. Albümün en vasat iki şarkısından biri. 4/10
Let There Be Shred — Hey God?!’ın ardından ilaç gibi geliyor. So Far, So Good… So What? döneminden bu yana grupta böyle bir Floyd Rose kullanımı yoktu. Üstelik Megadeth tarihinde bir ilk: divebomb. Sözler biraz saçma ama akılda kalıyor. Breakdown kısmı Wake Up Dead’i andırdı, beğendim. 6.5/10
Puppet Parade — Güzel didaktik bir şarkı, hafif CW havası var; intro Almost Honest’e birebir benziyor. Dave’e uzatmalı laa laa laa’lı nakarat yakışmıyor açıkçası, ama Teemu’nun solosu güçlü. 5/10
Another Bad Day — Verse’ler fena değil ama kafiye düzeni bana çok pop rock’ımsı geldi. Ana riff zevk veriyor. Al Pitrelli’nin elinden çıkmış gibi prog’umsu ve tınlayan bir solo var; orta seviye. İlginç not: bu şarkıyı majörde çalsanız Risk albümüne girer ve orada durur. 6/10
Made to Kill — Şarkı bir davul solosuyla açılıyor; We’ll Be Back’in outro bölümüyle Polaris’in hibriti gibi. Yürüyüş olarak da Polaris’e benziyor ve bu güzel. Kavgaya giderken dinlenir. 8/10 — Diğer kişisel favorim.
Obey The Call — Verse rifflerinde Trust’ı andıran bir hava var; sanki Trust ile Another Bad Day’i karıştırmışım gibi bir his bırakıyor. Pek beğendiğimi söyleyemem. Solosu güzel ama tek başına şarkıyı kurtarmıyor. 6/10
I Am War — Super Collider’dan hallice. Intro direkt Dance in the Rain’e benziyor, beğenmedim. “Şarkı adını geveleme” meselesine burada da düşülmüş; Hey God?! ile birlikte albümün en zayıf halkası. 3/10
The Last Note
10/10. 2000 sonrası Megadeth’in belki de en iyi nakaratına sahip parça bu. Riffler su gibi akıp gidiyor, Dave akustiği tam anlamıyla parçalamış. Bir ek bilgi: bu şarkı albüm için ilk yazılan parça. İlk konsepti savaşta çare bulamayıp köprüden atlayan askerler üzerineymiş. Dave şarkının atmosferini çok karanlık bulduğundan “ileride kullanırım” deyip bugünlere saklıyormuş. Son satırı: I came, I ruled, and now I disappear. Böyle t.şaklı bir veda cümlesi olur mu? Harika.
Ride the Lightning (Cover) — Hepimizin en çok beklediği, kiminin ilk açtığı kapak. Cover’ı kötüleyen kardeşlerimize birkaç sözüm olacak: Ride the Lightning yirmili yaşlarındaki üç genç tarafından yazıldı ve o yaşların ham gücüyle çalındı. Şimdi Dave 64 yaşında, boğaz kanseri geçirmiş ve bu yüksek perdeli şarkıyı batırmadan söylemiş. “Solo niye aynı?” diyenlere Dave’in açıklamasını izlemelerini öneririm. Bu bir cevap değil, bir zeytin dalıydı. D akort şarkıya güzel bir tat katmış, ritim de bu sefer kaçmamış. 7/10

(Dave Mustaine)
KAPATIRKEN
Dave kanseri atlattığından beri lyriclerini yumuşatma yoluna gitti. The Sick, the Dying… and the Dead! döneminde de single sözleri kolay söylenebilen kelimelerle kuruluydu. Adam artık yaşlandı; istesek de istemesek de bu böyle.
Son albümde de sadece single’ların lyricleri özellikle kolay kurulmuş. Sebebi basit: konserler en çok single’larla ısınıyor, Dave canlı performansı hesaba katarak yazıyor. Dünya turnesinde bu şarkıları defalarca çalacak, zorlanmamak için bilinçli bir tercih bu. Her şeyi buna göre değerlendirin.
64 yaşında, elinde bükülmüş liflerle, gırtlağında metal çubukla bu albümü yapan adama saygıyla…

(Megadeth 23 Haziran’da İstanbul KüçükÇiftlik Park’ta. Yılın tüm konserleri konser takvimimizde)
©2026@metaloda
“Her hakkı saklıdır. Kaynak göstermeden alıntı yapılamaz. Başka yerde yayınlanamaz.”




Leave a Reply
Want to join the discussion?Feel free to contribute!