Posts

Teknikten Önce Duygu, Gösterişten Önce Anlatı

Türkiye’de bağımsız müzik üretmek çoğu zaman yalnız bir yolculuk. Ancak bazı müzisyenler bu yalnızlığı bir sınırlama olarak değil, yaratıcı özgürlük alanı olarak görüyor. Riddles in the Dark’ın arkasındaki isim Gündoğdu Akın da bu isimlerden biri.

Opera eğitimiyle başlayan müzik yolculuğunu kendi bestelerini üretme arzusunun peşinden giderek farklı bir yöne çeviren Akın, bugün alternatif rock, progresif rock ve metal öğelerini bir araya getiren özgün bir müzikal dil kurmuş durumda. İlk dinleyişte güçlü melodiler, dikkat çekici vokaller ve katmanlı düzenlemeler öne çıkarken; biraz daha derine inildiğinde şarkıların arkasında titizlikle kurulmuş bir kompozisyon anlayışı ve bütünlüklü bir anlatı dünyası hissediliyor. İlk dinleyişte Muse etkileri hissedilse de, eserlerin altında Riverside’ı hatırlatan melankolik ve derin bir atmosfer de kendine yer buluyor.

Read more

Few musicians in rock history have treated sound as something truly alive quite like Adrian Belew.

Whether alongside King Crimson, David Bowie, Talking Heads or Frank Zappa, Belew has always approached music with the mindset of an explorer — chasing strange textures, bending technology into emotion and constantly pushing beyond familiar territory. Especially during King Crimson’s groundbreaking 1980s era, he helped reshape progressive music into something futuristic, rhythmic and entirely unpredictable.
Now, with BEAT — alongside Steve Vai, Tony Levin and Danny Carey — Belew returns to the world of Discipline, Beat and Three of a Perfect Pair, not as a nostalgic act, but as a living continuation of that adventurous spirit.
In this conversation with Metal Oda, Adrian Belew reflects on the creative chaos of 1980s King Crimson, working with David Bowie, the influence of Beat Generation literature, artificial intelligence, creativity and progressive rock, and why curiosity still matters more than nostalgia.

Read more

Rock tarihinde sesi Adrian Belew kadar, adeta canlı bir organizma gibi ele alıp şekillendiren çok az müzisyen vardır.

İster King Crimson, ister David Bowie, Talking Heads ya da Frank Zappa ile çalışmış olsun, Belew müziğe her zaman bir kâşif zihniyetiyle yaklaştı —ve bunu değişik, kimi zaman tuhaf ses dokularının peşinden giden, teknolojiyi duyguya dönüştüren ve sürekli olarak alışılmış sınırların ötesine geçen bir anlayışla yaptı. Özellikle King Crimson’ın çığır açan 1980’ler döneminde, progresif müziğin dilini daha fütüristik, ritmik ve tamamen öngörülemez bir şeye dönüştürdü.
Şimdi ise BEAT projesinde — Steve Vai, Tony Levin ve Danny Carey ile birlikte — Belew, Discipline, Beat ve Three of a Perfect Pair albümlerinin ikonik dünyasına nostaljik bir şekilde değil, o dönemin maceracı ruhunun canlı bir yansıması olarak geri dönüyor.
Metal Oda için gerçekleştirdiğimiz bu söyleşide Adrian Belew ile 1980’ler King Crimson döneminin yaratıcı kaosu, David Bowie anıları, Beat Kuşağı edebiyatının müzikteki etkisi, yapay zekâ, yaratıcılığın sınırları ve progresif rock üzerinden müzikteki merak ve keşif duygusunun neden hâlâ nostaljiden daha önemli olduğunu konuştuk.

Read more

Heavy Metal ’in efsaneleşmiş temsilcilerinden Savatage, 19 Temmuz 2026’da “Prelude to Madness” turnesi kapsamında ilk kez Türkiye’de sahne alacak.

Adını, grubun 1987’de çıkarttığı “Hall of the Mountain King” albümündeki enstrümantal parçasından alan “Prelude to Madness”; grubun, 20 yılı aşkın bir aranın ardından 2025 yılında tekrar bir araya gelmesi sonrası gerçekleştireceği ilk büyük turne. Turnenin, grubun headliner olarak çıkacağı ilk ayağının İstanbul olması da bu konsere hem grup üyeleri için, hem de Türk hayranları için ayrı bir anlam kazandırıyor.

Read more

Fantastik konular ve mitoloji her zaman müziğin içinde yer almış, iki taraf da birbirinden etkilenmiştir.  Albümler ve şarkı sözleri başlı başına yeni efsanelere kapı aralamış, kimi zaman da eski maceraları hayatta tutmuştur.
Ülkemizde de sadık bir kitleleri olan Blind Guardian ise power metal ve progressive metali senfonik etkilerle harmanlayan, seksenli yıllardan bugüne uzanan önemli bir grup. Edebiyat tutkunlarının kalbinde de yer etmiş durumdalar. Hatta grubu okudukları kitaplar sayesinde keşfedenler bile var. Tolkien hayranları Silmarillion’u konu alan Nightfall in Middle-Earth albümünü de edinmeleri buna örnektir.

Read more

Sınır Tanımayan Bir Ses: A Thousand Allies ve Kendi Yolunu Açan Progresif Hikâye

Kendi imkânlarıyla üretim yapan, progresif sınırları genişletmekten çekinmeyen ve Metallica’nın “The Outlaw Torn” cover yarışmasını kazanarak uluslararası sahnede dikkat çeken A Thousand Allies; müziğin teknikle duyguyu nasıl aynı potada eritebileceğini anlatıyor. Bu söyleşide, grubun kuruluş hikâyesinden sahne bağımlılığına, üretim süreçlerinden Türkiye’de metal yapmanın gerçeklerine uzanan samimi bir yolculuk var.

Read more

Progresif metalin Türkiye’deki genç temsilcilerinden Alkera, teknik ustalığı kadar düşünsel derinliği de önemseyen bir grup. Lise yıllarında başlayan dostluk, yıllar içinde EP’ler, sahneler ve Zamanın Ötesine albümüyle büyümüş. Grup şimdi yeni albümünün kayıt sürecinde.

Read more

Did you ever wonder why that small or mid-sized metal band you love in recordings sound like “mud” on stage?

It is not talent and the reason behind may surprise you.

Read more

Bosphorus Metal Fest – Mücevher Kutusu Tadında Bir Festival

19 Eylül 2025 günü ülkemizde ilk kez gerçekleşen Metal Müzik konferansı METAL IN TÜRKİYE ile start alan BOSPHORUS METAL FEST, 20 ve 21 Eylül’de özenle seçilmiş ve soundları birbiriyle uyum içinde akan yerli ve yabancı metal gruplarıyla göz doldurdu.

Read more

İstanbul’un Ormanında Metal Ayini
İstanbul’un kuzeyinde, yeşilin karanlıkla bir araya geldiği Life Park’ta, 4–5–6 Temmuz tarihlerinde, metal müzik evreni Headbangers’ Weekend ile bir kez daha kendi tapınağını kurdu. Üç gün boyunca doğanın kalbine kazınan riff’ler, sahne ışıklarıyla renklenen geceler ve binlerce insanın hep bir ağızdan söylediği karanlık ilahiler…

Read more