Savaşın Sessiz Çığlığı: Johnny Got His Gun ve Metal Dünyasındaki Yankısı
Edebiyat dünyasında bazı kitaplar vardır, okuduktan sonra tavanla uzun uzun bakışmanıza neden olur. Dalton Trumbo’nun 1939 tarihli “Johnny Got His Gun” (Johnny Askere Gitti) romanı tam olarak bu türden. Ama bu kitap sadece kütüphanelerin tozlu raflarında kalmadı; amfileri patlatan, boyun fıtığı garantili metal müziğin de DNA’sına işledi.
Gelin, bu karanlık ama büyüleyici ilişkinin derinliklerine, biraz mizah ve bolca distorsiyonla dalalım.
Posts
FAUN ÖZEL RÖPORTAJ
Modern dünyanın hızında kaybolan, adeta uyuşan insan, çoğu zaman doğayla kurduğu bağı da kaybediyor. Doğaya yabancılaşıyor. Ancak bazı müzikler ve tabii ki sanat, bu kopuşu tersine çevirerek zamanı yavaşlatıp akışı değiştirerek dinleyiciyi bambaşka bir ritme ve varoluş biçimine taşımayı başarıyor.
Doğanın ve mitlerin etrafında şekillenen anlatıları, mistik enstrümanları ve tınılarıyla Alman folk metal grubu FAUN, tam da bu noktada, geçmiş ile şimdi, ritüel ile sahne, doğa ile insan arasındaki köprüyü yeniden inşa ediyor. Açık havada, yıldızların altında, bir ateşin etrafında toplanma hissi uyandırıp insanı köklerine dönmüş gibi hissettiren bu özel müzik; sadece dinlenen değil, birlikte yaşanan bir deneyime dönüşüyor.
2023 İstanbul konserlerinde sahne ile izleyici arasındaki sınırın neredeyse ortadan kalktığı o büyülü atmosferin ardından, grubun kurucusu Oliver Satyr ile FAUN müziğinin özünü, doğayı tekrar hatırlamayı ve kültürel izlerin dönüşümünü konuştuk.
(Konser Organizasyon Stagepass Live)
Val Kilmer ile ilk olarak 1985 yılına ait Real Genius filmiyle tanışmıştım ve sanırım teenager yıllarımda kendisine biraz da aşıktım. Bilim ve mizah yüklü bu komedi filminde ünlü bir üniversitede okuyan üstün zekalı öğrencilerden biri de Chris Knight’tır (Val Kilmer). Muzip, eğlenceli ve inanılmaz yetenekli Chris karakteri, elinde lolipopu ve ayağında patenleriyle, 80’lerdeki ikonum olmuştu.
*METAL ODA ÖZEL RÖPORTAJ*
Bu yazıda, bana her daim derin duygular hissettiren, adeta kendi grubummuşçasına benimsediğim bir İngiliz rock grubu olan Unbelivable Truth’u mercek altına almak istiyorum.
Grup, Andy Yorke liderliğinde Nigel Powell, Jason Moulster ve Jim Crosskey’den oluşup, 1993 yılında İngiltere, Oxford’da kurulmuştur. İsmini Hal Hartley’in The Unbelievable Truth filminden alır.
1998 yılında çıkardıkları ve benim favorim olan “Almost Here” isimli albümleri grubun en önemli yapı taşlarından olmasının yanı sıra, dinleyenler tarafından da oldukça sevilmiş ve grubun tanınmasını sağlayan albüm olmuştur. “Solved”, “Higher Than Reason” gibi derin parçaları içerisinde bulunduran bu albüm benim için melankolinin müzikal karşılığıdır.
Guns N’ Roses serimizin ilk bölümünde grubun tarihçesine değinip üyeleri daha yakından tanımıştık.
Bu ikinci bölümde ise grubun kimyasında önemli bir yere sahip olan, yayınlanmasıyla Billboard Hot 100’de 10. sıraya çıkan ve rock müziğin bu dev grubu tarafından yalnızca 5 dakika içerisinde yazılmış olan ‘’Don’t Cry’’ power balladının analizini yapıp ardından hikayesini ele alacağım.
Pink Floyd Dark Side of The Moon albümü 2023’te 50.yılını doldurdu.. Özel dinleme etkinlikleri, Pink Floyd sergileri, 50.yıla özel basım ve box setlerle kutlandı. Pink Floyd grubunu tanıyan ve hiç tanışmamış olanlar için grubun hikayesini, yaptıkları müziği, hem Dark Side of The Moon hem de The Wall albümlerini ve şarkı sözlerini, grubun felsefesini Kilidi Açamazsan Kır Kapıyı PINK FLOYD (2020) kitabının yazarları Fatma Berber ve Sümeyra Gümrah ile konuştuk; Pink Floyd hakkında merak ettiklerinizi, bildiklerinizi ve bilmediklerinizi onlardan dinledik.
Metal Oda ülkemiz rock sahnesinin güçlü sesi Zerrin Mete ile söyleşti. Zerrin Mete ile yeni teklisi Parçalı Bulutlu’yu, rock müziği ve müzik öğretmenliğini konuştuk.
Bugün Metal Müzik ve Felsefe yazımızın üçüncü ve son bölümündeyiz.
Bu bölümde Power Metal, Progresif Metal ve Thrash Metal’in felsefi çağrışımlarını konuşacağız.
Öncelikle bu yazının salt eğlence amaçlı yazıldığını,öznel olduğunu ve herkesin katılmayabileceği uyarısını yapayım. Şimdi konumuza gelelim: fikrimce en felsefi müzik türlerinden birisidir Metal Müzik. Her bir alt dalı kendisine ait bir felsefe barındırır.Alt dalların anlatmak istediği şeyler, sözleri, müziğinin ruhu hayata bambaşka pencerelerden bakmamızı sağlar.
Bu yazımızda öncelikle bazı metal müzik alt dallarıno felsefi görüşlerle eşleştireceğiz, sonra bazı filozofların olası favori şarkılarını tahmin edeceğiz.
Keyifli Okumalar.
Metal Oda, 5 Ağustos 2024’te Freedoom Metal Festival İstanbul konseri öncesinde Tunuslu metal grubu MYRATH grubunun yapımcısı, bestecisi ve klavyecisi Kevin Codfert ile konuştu.
