Posts

2000’lerin Kronik İsyanına Dönüş

Sevgili Metal Oda okurları, kısa bir aradan sonra tekrardan merhaba. Umarım keyfiniz yerindedir. Yaklaşık üç aylık kısa gözüken ama benim için uzun ve yazı yazmayı özlediğim süreç sonrasında tekrar sizlerin karşısında olmanın iftiharıyla birlikte bugün yakın zamanlarda gerçekleşen Çilekeş’in 21. yılına özel düzenlediği İstanbul konserini, bununla birlikte kendi görüşlerimi ve grup hakkında bilgileri sizlere bu yazımda ele alacağım.

Read more

Müzik sahnesinden bilim dünyasına uzanan sıra dışı hikâyeler

Her yıl Nobel Ödülleri‘nin açıklandığı Ekim ayında gözler bilim dünyasına çevrilirken, biz de bilimsel merak ile müziğin kesiştiği sıra dışı hayatlara bakalım istedik. Çünkü bazı müzisyenler için sahne ışıkları ile laboratuvarların dünyası birbirinden o kadar da uzak değil. Kimi evrenin sırlarını araştırıyor, kimi virüslerin genetik yapısını inceliyor, kimi de bilimsel çalışmalarını müzik kariyeriyle birlikte sürdürüyor.

Read more

FESTİVAL NOTLARI

Daha hızlı, daha büyük, daha sert harika bir Bosphorus Festi daha geride bıraktık. Sonunda ülkemizin seneler boyunca sürecek, giderek daha da gelişecek bir metal müzik festivaline kavuşması gerçekten çok gurur verici! Tekrardan bu harika festivale emek veren gönül veren başta Bahadır ve İbrahim abim olmak üzere bütün ekip arkadaşlarımı, bütün katılımcıları, tüm dostları tebrik eder, selamlar sevgiler eylerim! Herzaman olduğu gibi yine bu seneki bosphorus festten de kısa kısa notlar aldım hemen sizlerle paylaşmaya geçeyim.

Read more

İzmir’de Elektrik Çarpması: Hayko Cepkin Electric

Hayko Cepkin’i ilk kez 2016 yazında canlı izlemiştim. Tam on yıl sonra, “Electric” turnesinin üçüncü ayağı olarak İzmir’de gerçekleşen konserde onu yeniden sahnede görme şansı buldum. Böylesi devasa prodüksiyonlar İzmir’e pek uğramadığı için bu fırsatı kesinlikle kaçıramazdım. Aslında Hayko; senfonik proje, Kızılordu Korosu‘yla ya da tiyatro oyunlarıyla İzmir’de sık sık sahne yapıyordu. Ancak bir metalci olarak bol gitarlı ve gümbür gümbür davullu bir rock konserinde ter atmak asıl tercihimdi.

Read more

Gotik Nedir?

Bugün “gotik” denildiğinde akla çoğunlukla karanlık bir müzik ve giyim tarzı gelse de gotik kavramı, yaklaşık 800 yıllık bir estetik ve kültürel dönüşümün sonucudur. Gotik mimariden edebiyata, müzikten modaya uzanan bu yolculuk, yüzyıllar boyunca farklı anlamlar ve biçimler kazanmıştır.

Bu yazıda gotik kavramının kökeninden ve Gotik mimariden başlayarak; gotik edebiyat, Romantizm, goth müzik ve altkültürü, metal müzik ve gotik modaya kadar uzanan evrimini geçmişten günümüze inceleyeceğiz.

“Gothic” kelimesinin kökeni eski bir Cermen halkı olan Gotlara dayanır. “Gotik” terimi ise Rönesans döneminde klasik mimariyi savunanların Ortaçağ mimarisini barbar ve kaba bulmaları nedeniyle küçümseyici bir anlamda kullanılmaya başlandı. Zaman içinde bu olumsuz tanımlama, mimariden edebiyata ve müziğe uzanacak güçlü bir estetiğin adına dönüştü.

Read more

Senenin büyük heyecanla beklenen metal konserlerinden Lamb of God, Orbit Culture ve Black Tooth konseri 24 Temmuz’da İstanbul Bonus Parkorman‘da Stagepass Live organizasyonuyla gerçekleşti. Efsane mosh pit görüntülerinin senelerce hatırlanacağı konseri yazarlarımız Özgür Polat ve Zafer Ayaz kaleme aldı. Konser heyecanını birebir aktaran yazılarında yazarlarımızın konserle ilgili benzer konulara vurgu yapması ilgi çekici oldu. Keyifli okumalar!

Read more

Iron Maiden’ın Edebi ve Müzikal Zirvesi: “To Tame a Land”

Heavy metal tarihi, edebiyattan beslenen, mitolojiyi ve bilimkurguyu rifflerle birleştiren şarkılarla doludur. Ancak çok az grup, bir edebi eseri Iron Maiden’ın 1983 çıkışlı Piece of Mind albümünün kapanış parçası olan “To Tame a Land” kadar kusursuz bir şekilde epik bir müzikal anlatıya dönüştürebilmiştir. Şarkı, sadece bir albüm kapanışı değil; aynı zamanda grubun progresif metal sularına bıraktığı ilk ve en güçlü imzalardan biridir.

Read more

Değerli Metal Oda okurları, herkese yeniden merhaba.

Bugün sizleri yeni yayımlanan bir single ya da metal dünyasında ses getiren bir iş birliğiyle değil, yaz sezonuna damgasını vuran unutulmaz bir konser deneyimiyle buluşturacağım. Yaz tatiline adeta kendisi kadar sert, sıcak ve enerjik bir başlangıç yapan Three Days Grace konserine katılan biri olarak, gecenin atmosferini, sahnedeki performansı ve yaşadığım deneyimleri tamamen kendi gözümden sizlerle paylaşacağım.

Bazen bir konser yalnızca sevdiğiniz şarkıları canlı dinlemekten ibaret değildir; bazen aylarca beklediğiniz o anın, binlerce insanla aynı duyguları paylaşmanın ve yıllardır kulaklığınızdan eksik olmayan parçaların ilk notasında tüylerinizin diken diken olmasının adıdır. İşte Three Days Grace’in İstanbul gecesi de tam olarak böyle bir deneyimdi.

Read more

Ölüm, modern dünyada ya gizlenir ya da hızla tüketilir.
Sanatta ve müzikte ölüm, basit bir karanlık merakı değildir. Ölümle kurulan bu estetik ilişki, anlamakta zorlandığımız ve yüzleşmekten korktuğumuz sarsıcı bir gerçeği ehlileştirme çabasına hizmet eder. Ölüm hakkında yazmak, ölüm üzerine şarkılar söylemek — death metal ve death-doom gruplarının yaptığı gibi — onu normalleştirir ve bir ölçüde onunla alay eder. Bu ti ye alma hali, hepimizi bekleyen kaçınılmaz sonu kabullenmenin yollarından biridir.

Read more

Kemanın Gölgesinden Carmilla’nın Karanlığına: Esin Yardımlı Alves Pereira

Keltik ve Nordik folk albümleri, FRP oyuncularına yönelik orkestral besteleri, The Wandering Bard ile ortaçağ ve Rönesans melodilerine açtığı kapı derken Esin Yardımlı Alves Pereira, bu kez kemanını heavy metalin tam merkezine yerleştiriyor. KIANIS – Homage to Carmilla, gölgede bırakılmış bir kadın vampirin, gölgede bırakılmış bir enstrümanla yeniden ses bulduğu karanlık ve tutkulu bir karşılaşma.

Esin Yardımlı Alves Pereira’nın müziğinde her zaman bir dünya kurma arzusu var. Bazen bir ortaçağ şarkısının içinden geçiyor, bazen Keltik ve Nordik melodilerin sisli yollarında dolaşıyor, bazen de FRP oyuncuları için orkestral evrenler yaratıyor. The Wandering Bard ile tarihi enstrümanların ve eski zaman melodilerinin izini sürerken, aslında bugünün dinleyicisine çok eski bir duyguyu taşıyor. Hikâye anlatma ihtiyacını…

KIANIS – Homage to Carmilla ise bu hikâyenin en karanlık kapılarından biri. Joseph Sheridan Le Fanu’nun Dracula’dan önce yazdığı gotik vampir novellası Carmilla’dan yola çıkan EP, bir edebiyat selamı değil; aynı zamanda Esin’in kendi müzikal kimliğini de sahiplenme biçimi. Keman, hikâyenin ana karakteri. Carmilla ne kadar Dracula’nın gölgesinde kalmışsa, keman da metal dünyasında çoğu zaman o kadar hafife alınmış. Esin bu iki gölgeyi aynı anda görünür kılıyor.

Bu yüzden Homage to Carmilla, 12 dakikalık kısa bir EP olmasına rağmen yoğun, teatral ve neredeyse kan kırmızısı bir atmosfer taşıyor. Ortaçağ müziği, gotik edebiyat ve extreme metal onun dünyasında aynı karanlık sunağın etrafında dönen üç farklı dil gibi. Esin Yardımlı Alves Pereira ile metal damarını, Carmilla’nın gölgesini, kemanın merkezde durduğu bu yeni karanlık evreni ve çokyönlü müzikal kimliğini konuştuk.

Read more