FESTİVAL NOTLARI
Daha hızlı, daha büyük, daha sert harika bir Bosphorus Festi daha geride bıraktık. Sonunda ülkemizin seneler boyunca sürecek, giderek daha da gelişecek bir metal müzik festivaline kavuşması gerçekten çok gurur verici! Tekrardan bu harika festivale emek veren gönül veren başta Bahadır ve İbrahim abim olmak üzere bütün ekip arkadaşlarımı, bütün katılımcıları, tüm dostları tebrik eder, selamlar sevgiler eylerim! Herzaman olduğu gibi yine bu seneki bosphorus festten de kısa kısa notlar aldım hemen sizlerle paylaşmaya geçeyim.
3000 AD
Genç metalciler bütün heyecanlarını sahneye taşıdı. Davul vokal olması ayrıca bir güzeldi sahneyi daha festivalin açılış saatinde yıkmaya başladılar çok potansiyelleri olduğunu düşünüyorum.
KHEPRA
Festivalin ilk yerli grubu otantik notlarla festivalin adına yakışır bir şekilde doğu ile batıyı birleştirdi. Khepra çok sevdiğim, yetenekli insanlardan kurulu önemli bir metal müzik projemiz. Batıda seslerini duyurmaya çoktan başladılar. Doğu da işler hız kesmeden devam ediyor. Seyirci iletişimleri iyi, soundları özgün vs baskın.
CUTTERED FLESH
Müzikal hayvanlıkları bir yana (vokal tam bir cenavar) sahne dekorları artworkleri harikaydı. Seyirci kendinden geçti ilk pogolar bu noktada başladı death metal sevenlerin gözdesi olmaya aday grubun sahne soundu da harikaydı kütür kütür dinledik valla helal.

FLESHLESS
İlk pyro gösterisi kütürümsü yapılar. Aşırı renkli tişörtüyle vokal resmen kan kusturuyor. Sahnede hayvan gibi bir deathcore var son derece neşeli adamlar. Durmayan bir davulları ve çok iyi gitar tarama soundları var. Mekandaki sesten de tam olarak memnunum şu sıralar
ELEINE
Yetenekli müzisyenlerden oluşmuş güzel bir hanım vokale sahip grup sahne enerjileri ile hatırlarda kaldı. Bir şarkıları Amon Amarth – Pursuit of Vikings parçasının girişine aşırı benziyordu dumur oldum.

KAMPFAR
İlk günün en iyi performanslarından birine imza attılar. Işığından görseline, davulundan gitarına harikalardı diyebilirim. Hem bu kadar karanlık hem bu kadar melodik olmayı nasıl başarıyorlar bilmiyorum ama kesinlikle bir Kampfar headliner şovuna ihtiyacımız var. Çok özlenecekler.

EXHUMER
Overkill vibelarına aşırı benzettiğim Türk asıllı vokalli aşırı iyi thrash grubumuz sahneyi yıktı geçti. Bir an durmadılar, gerçek bir frontmanleri var, Türkçe/ingilizce anonsları çok kuvvetli. Seyirci sürekli iştirak halindeydi, durmadılar, affetmediler. Yıkım soundları bizlere o kadar geçtiki yanımdaki birinin “VUR” diye bağırdığını falan duydum. Kepçe operatörü izlemek gibi birşeydi. İyi ki varlar, onları çok seviyoruz.
MOONSPELL
Moonspell ve Fernando Ribeiro bildiğiniz gibi, bizlere harika bir setlist hazırlamışlar. Performanslarından en memnun kaldığım kısımlarından başı bu çekiyor. Moonspell Türkiye’yi, Türkiye Moonspell’i seviyor. Çok temiz bir sound ile grubu dinledik, yeni albümlerinden parçalar duyduk, klasik eserleri çalınırken ise herzamanki gibi kendimizden geçtik alma mazlumun ahını çıkar vampirist vampirist.

I AM MORBID
Morbid Angel, death metal, yıkımcılık ve daha fazlası.. Bir Headliner nasıl olabilirse öylelerdi. Baştan sona unutulmaz bir deneyim yaşattılar. Saatler geç olsada seyirci sayelerinde enerjilerini bir an olsun kaybetmedi. İlk günün kapanışını olabilecek en sert şekilde yaptılar. Soundları ve enerjileri efsane olsada gitaristleri için aynı şeyi malesef söyleyemeyeceğim. Kendisi artık başka bir şekilde bizler açısından efsane..

2. GÜN
YAŞRU
Belki de en özgün Türkçe sözlü metal müzik icra eden grubumuz Yaşru 2. Gün açılış grubu olarak sahneye çıksada seyirciden çok yoğun bir etkileşim aldı. Yaşru böyle bir grup 10 kişiyede çalsalar 1000 kişiyede o salondaki herkes onlara eşlik ediyor. Unutulmayacak bir festival açılışı yaptılar sahne sonrası herkes onlarla konuşmak fotoğraf çektirmek, imza almak istedi. Yolları çok açık biliyorum.
NAHUM
Çok fazla dinleme fırsatım olmadı ama izleyebildiğim kadarıyla epey umut vaadeden bir oluşum. Umarım tekrar kendilerini izleyebilip daha fazla yorum yapabilirim.
ATROX TRAUMA
işte dikkate değer bir grup daha! Ortamı alevlediler diyebilirim. Cayır cayır bir soundları var, sahne performansları harika. Adamlar zaten daha sahnede belirince çıkabilecek soundu tahmin edebiliyorsunuz. Beklentiler tavan, beklentiler geçerli!
MORIBUND OBLIVION
Bugünün ikinci yerli grubu/gururumuz Moribund bütün tecrübesiyle sahnede. Avrupa’yı sallayan grubumuz kendi evlerinde bizlere yanarlı dönerli muteşem bir şov sunuyor. Son albümlerini zaten beğeniyordum sahnede icra edilince insan bir ayrı gaza geliyor. Ufak tefek ses problemleri yaşansada bu işin nazarı burada çıksın diyelim. Sahne kostümleri, backdropları gerçekten özel bir çalışma söz konusu. Moribund Oblivion asla işin kolayına kaçmadan gitar taramalarıyla, Bahadır abinin özel vokaliyle ve özellikle bu konserde duyduğum inanılmaz bass sounduyla bizleri çoşturmaya hız kesmeden devam edecek. İyi ki de edecek.. Ülke olarak bu tarz gruplara çok ihtiyacımız var.

TERRORIZER
İsimlerinin hakkını verdiler baştan sona terörize olduk. Henüz erken saatler olduğu için pitlerde kendimi test etmek istesemde yeterli cesareti bulamadım. Terörize olmayan alanlarda takılmayı tercih ettim. Seyirci inanılmaz hypelanmış durumdaydı ve bu beklentinin karşılığını sonuna kadar aldılar diye düşünüyorum.
SARCOFAGO
Malesef izleyemediğim tek grup.. Diğer bütün gruplara k.çında başında şöyle bir denk gelsem bile göz ucuylada olsa bakabildim, dinleyebildim fakat Sarcofago benim açımdan büyük kayıp oldu. Dinlediğim yorumlara göre harika bir performans sergilemişler. Bu Brezilya/Cavelera ekolü/vibe’ı grubu kesinlikle biryerlerde denk getirip izleyeceğim kendime not.
TANKARD
Evet yavaş yavaş geliyoruz zurnanın arpa suyu diye bağırdığı yere. Dostlar, Romalılar.. Ben uzun zamandır bir konserde bu kadar eğlendiğimi hatırlamıyorum. Belki 2006 Rock’n coke Gogol Bordello konseri ama yok o bile çok sayılmaz. Herkesle birlikte el ele kol kola dans ettik, eğlendik. Sizler harika insanlarsınız Tankard ya.. Bu nasıl bir enerji, neşe! Özellikle Andreas Gremia.. Seninle fotoğraf çekilme ve arpa suyu içme şerefinede nail oldum çok yaşa abi!

KATAKLYSM
İşte burada şaka yok, taviz yok. 2006 dan “In the arms of devastation” albümlerinden beri ülkemize gelmelerini beklediğim Kataklysm sonunda Bosphorus festte. Daha evvelden Brutal Assault‘ta 2 kere izlediğim ve bana 2 bacağıma mal olan grubu ülkem topraklarında izlemek ayrı bir keyif ve gurur tabiki. Yine biyerlerimizi kıracağız aman derken bir şekilde bu sefer crowd surfleri ve pitleri kazasız belasız atlattık. Harika bir setlistleri ve soundları vardı, seyirci çoştukça çoştu. Kataklysm ülkemize kesinlikle tekrardan gelmesi gereken ve gelecek olan tavizsiz pure bir death metal makinası!
SATRYCON
Açıkçası çok büyük gruptur, babalardır ama bana biraz fazla elegant black metal gibi gelir. Frost abimizin protokolünden anlarsınız zaten o işleri. Fakat ne yalan söyleyeyim adamlar gerçek bir profesyonel. Etkilenmemek, kendini rifflerde, sözlerde kaybetmemek mümkün değil. Hipnotize olmuş şekilde sahneye bakakaldık. Tam bir headliner performansıydı, festivali olabilecek en iyi şekilde kapadılar. Öyle ki aklımda King şarkısı günler boyunca çalmaya devam etti.
![]()
SON SÖZ, SANA SÖZ!
Bir Bosphorus Metal Fest macerası daha böylece sona erdi. Yapımda ve yayında emeği geçen başta Bahadır ve İbrahim abilerim olmak üzere bütün ekibimizi, bizlere destek veren bütün katılımcılara kardeşlerimize abilerimize ablalarımıza canı gönülden sonsuz teşekkürler. Genelde böyle şeyler söylemem ama başta dediğim gibi sonunda yıllar yıllar sürecek olan harika bir metal festivalimiz var. Ona buna hiç bakmadan. bunun kıymetini bilelim ve sahip çıkalım. Yerli/yabancı fırsatçılara fırsat vermeyelim. Onlar orada kalsın biz burada.. Bu, bu müziği dinleyen, bu kültürle büyüyen herkesin boynunun borcudur. Hepinizi çok seviyorum ve yine hepinizi seneye Bosphorus Fest 2027 de Kanonenfieber ateş hattına beraber, omuz omuza savaşmaya davet ediyorum. (Evet çıldırıyorum Kanonenfieber Türkiye’ye geliyor! 🙂
Çok sevgiler, saygılar. Metalle kalın, hoşçakalın
Festival fotoğrafları için Serkan Tekin’e (@umagumag.live) teşekkür ederiz.

©2026@metaloda
“Her hakkı saklıdır. Kaynak göstermeden alıntı yapılamaz. Başka yerde yayınlanamaz.”



