Posts

Kemanın Gölgesinden Carmilla’nın Karanlığına: Esin Yardımlı Alves Pereira

Keltik ve Nordik folk albümleri, FRP oyuncularına yönelik orkestral besteleri, The Wandering Bard ile ortaçağ ve Rönesans melodilerine açtığı kapı derken Esin Yardımlı Alves Pereira, bu kez kemanını heavy metalin tam merkezine yerleştiriyor. KIANIS – Homage to Carmilla, gölgede bırakılmış bir kadın vampirin, gölgede bırakılmış bir enstrümanla yeniden ses bulduğu karanlık ve tutkulu bir karşılaşma.

Esin Yardımlı Alves Pereira’nın müziğinde her zaman bir dünya kurma arzusu var. Bazen bir ortaçağ şarkısının içinden geçiyor, bazen Keltik ve Nordik melodilerin sisli yollarında dolaşıyor, bazen de FRP oyuncuları için orkestral evrenler yaratıyor. The Wandering Bard ile tarihi enstrümanların ve eski zaman melodilerinin izini sürerken, aslında bugünün dinleyicisine çok eski bir duyguyu taşıyor. Hikâye anlatma ihtiyacını…

KIANIS – Homage to Carmilla ise bu hikâyenin en karanlık kapılarından biri. Joseph Sheridan Le Fanu’nun Dracula’dan önce yazdığı gotik vampir novellası Carmilla’dan yola çıkan EP, bir edebiyat selamı değil; aynı zamanda Esin’in kendi müzikal kimliğini de sahiplenme biçimi. Keman, hikâyenin ana karakteri. Carmilla ne kadar Dracula’nın gölgesinde kalmışsa, keman da metal dünyasında çoğu zaman o kadar hafife alınmış. Esin bu iki gölgeyi aynı anda görünür kılıyor.

Bu yüzden Homage to Carmilla, 12 dakikalık kısa bir EP olmasına rağmen yoğun, teatral ve neredeyse kan kırmızısı bir atmosfer taşıyor. Ortaçağ müziği, gotik edebiyat ve extreme metal onun dünyasında aynı karanlık sunağın etrafında dönen üç farklı dil gibi. Esin Yardımlı Alves Pereira ile metal damarını, Carmilla’nın gölgesini, kemanın merkezde durduğu bu yeni karanlık evreni ve çokyönlü müzikal kimliğini konuştuk.

Read more

Kurgusal Anlatılar ve Törpülenmiş Sesler: Angine de Poitrine

Metal Oda’da Güzin’in Angine de Poitrine yazısını okuduğumdan beri bu konuyu zihnimde toparlamaya çalışıyordum. Bir yandan da bu grupla ilgili söylemleri ve kolektif algıyı gözlemlemek istedim. İtiraf etmeliyim ki hem son derece eğlenceli hem de beni derin düşüncelere sevk eden bir süreç oldu.
İnsanın kendi penceresinden gördüğü (ya da görmek istediği) gerçeklik ile “orada olanın” çıplaklığı arasındaki o derin uçurumu pek çok kez deneyimlemişizdir. Kendimize yapay bir kimlik kurguluyor ve bu kendi yazdığımız anlatının gölgesinde yaşamaya devam ediyoruz. Ancak bu anlatının çöktüğü, gerçekliğin yüzümüze bir tokat gibi çarptığı her kırılma noktasında kendimizi bir kimlik krizinin, derin bunalımların ortasında buluyoruz.

Read more

Bruce Dickinson & Paganini: Yazılmamış Bir Rock Opera

Bruce Dickinson ’ın 1980’lerde tasarlamaya başladığı ancak henüz hayata geçmeyen Paganini konulu bir rock opera yazmakta olduğunu biliyor muydunuz?
Peki klasik müziğin bu “şeytani” besteci ve keman virtüozu ve Iron Maiden frontmani Bruce Dickinson hangi eşikte buluşuyor? Şimdi yakından bakalım.

Read more

Guillermo del Toro’dan Frankenstein: Akıl ve Kalbin Ebedi Savaşı

Mary Shelley’nin “Frankenstein; or, the Modern Prometheus” adlı romanı (1818), Aydınlanma Çağı’nın akıl ve bilime duyduğu kör inanca karşı bir uyarı niteliğindeydi. Shelley, gotik edebiyatın bu eşsiz şaheserinde bilimin sınır tanımaz özgüvenini sorgular: yani insanın Tanrı’yı oynayarak hem doğayı hem de kalbini ve ruhunu kaybetmesini. Romanda Victor Frankenstein aklı, yarattığı “canavar” ise kalbi temsil eder: filmde canavarın anatomik eskizine ve kalp organına yapılan vurgular sebepsiz değildir. Del Toro’nun sinemasında akıl ve kalbin bu ikiliği (duality), yalnızca Franskenstein hikayesi üzerinden yeniden yorumlanmaz; duygusal olarak da ters yüz edilir.

Read more

HEAVY METAL MÜZİĞİN PEŞİNDE BIRMINGHAM GÜNLÜKLERİ – VOL3
Heavy Metal Müziğin Doğuşu: Black Sabbath

Müziğe yansıyan Karanlık Dünya
Heavy Metal müziğin doğuşunu Geezer Butler’ın anılarından dinleyelim şimdi:
“1969 yılında ilk parçamız Wicked World’ü Birmingham’da The Railway Pub’da yazdık. Tek bir şansımız vardı ve pub sahibi yüksek volümlü müziğimizden pek hoşlanmamıştı. Hayatın karanlık ve kasvetli tarafını anlatan parçamızın zamanın trendi “Çiçek Çocuklar” ve onların müziği ile hiç mi hiç alakası yoktu:
The world today is such a wicked place
Fighting going on between the human race
People go to work just to earn their bread
While people just across the sea are counting their dead.

Read more

YouTube Metal Oda ’nın yeni bölümünde, mezzo-soprano Marina Viotti ile bir araya geldik. Kendisiyle metal grubu Gojira ile gelen Grammy adaylığını, Mea Culpa (Ah Ça Ira) şarkısını, metal müziğe olan tutkusunu ve metalin 2024 Paris Olimpiyat Oyunları açılış törenindeki görünürlüğünü konuştuk.
Marina Viotti dedi ki:
– Metal müziğe geri dönmek benim hayalimdi.
– 2024 Paris Olimpiyatları sayesinde metal müzik hakkındaki önyargılar değişti.
– Grammy Ödülleri’nde Metal Performans yayınlanmayabilir: Ne yazık ki farklı bir yer ve zaman diliminde gerçekleşecek.
– Metal müzik saygıyı hak ediyor ve diğer müzik türleriyle eşit muamele görmeli.
– Yeni albümüm Melankholia, hayatımdaki karanlık bir dönemi temsil ediyor: Bu albümde Rönesans bestecisi John Dowland’ın eserlerini Metallica, Björk, U2 ve daha birçok sanatçının modern eserleriyle eşleştirdim.
Şimdi YouTube Metal Oda’da yayında.

https://youtu.be/KDhCjiFfrbQ?si=Xr8dXcI2cAaRYi9U

 

In this new episode, Metal Oda met with mezzo-soprano Marina Viotti. We spoke about her Grammy nomination with the metal band Gojira, the song Mea Culpa (Ah Ça Ira), her love for metal music, and the visibility of metal in the 2024 Paris Olympic Games opening ceremony.
Marina Viotti said:
– It was my dream to come back to metal.
– The prejudices about metal music changed because of the Paris 2024 Olympics.
– The Metal Performance may not be broadcast at the Grammys; instead, it will take place at a different venue and time.
– Metal music deserves respect and should be treated equally to other genres.
– My new album Melankholia represents a dark period of my life. In this album, I have associated works from the Renaissance composer John Dowland with modern works by Metallica, Björk, U2, and more.
Now streaming on YouTube Channel Metal Oda!

 

©2024@metaloda
“Her hakkı saklıdır. Kaynak göstermeden alıntı yapılamaz. Başka yerde yayınlanamaz.”

Rock ve Metal alanında 2025 Grammy Ödül Adaylıkları açıklandı. 2025 yılında ülkemizde konser verecek olan GOJIRA, Paris 2024 Olimpiyatları açılışındaki Mea Culpa (Ah! Ça Ira!) ile aday olurken, listelerde Judas Priest, Metallica, The Beatles, Green Day, Pearl Jam gibi dev isimler yer aldı.

Read more

Engin müzik okyanusunda zaman zaman şaşırtıcı, heyecan verici ve çok özgün işlerle karşılaşıyoruz: ilk dinlediğimde bünyemde şok etkisi yapıp hayranlık uyandıran Sleep Token, TesseracT, Opeth ve Steven Wilson vb sıradışı grup ve müzisyenlerin işleri gibi. Teenager yıllarımda ilk kez karşılaşıp afalladığım Al Di Meola ve Iron Maiden’ın yaptıkları müzik gibi. Dün gece Zorlu Psm’de ilk Türkiye konserini veren Plini de Spotify çöplüğüne her gün yüklenen yüzbinlerce yeni müzik arasından özgünlüğü, vizyonerliği ve yaratıcılığı ile sıyrılmayı başaran, her anlamda transandantal bir deneyim.

Read more

2024’te gerçekleşecek metal müzik konserlerinin en heyecanla beklenenlerinden biriydi Opeth İstanbul konseri. Daha önce yolu Türkiye’den defalarca geçen grup, özgün, sanatsal ve çok katmanlı müziği ile progresif death metal türünün kuşkusuz en büyüğü.

Read more

İskandinav death metal, melodeath, çıkış yerine ithafen “Gothenburg metal / sound” ya da en bilinen ismiyle melodic death metal… Tür, bir taraftan İngiliz kahvaltılı (NWOBHM ve grindcore) diğer yanıyla ikinci dalga Norveç black metal ürpertili beri yandan metal müziğin kitlelere İsveç resmi televizyonları ile tanıtılması sonucu melodik ve şiirsel sound /temalı büyülü, güçlü ve Avrupa’nın en etkin rock sahnesi durumunda. Lirik temasında varoluşçuluk meselelerinden, politik eleştirilere, şiirsel ve kültürel romantizme kadar uzanan çok geniş bir yelpazeye sahip. Read more