metallica

Metallica yeni albümü 72 Seasons ‘tan “Screaming Suicide” teklisini çıkardı. Metal müzik denince akla ilk gelen grup Metallica’nın son albümünün tamamı 14 Nisan 2023’te yayınlanacak ve albümü çıkar çıkmaz burada detaylıca ele alacağız. Albümün adı 72 mevsim, hayatlarımızın ilk 18 yılındaki mevsimlerin toplam sayısını gösteriyor: ebeveynlerimiz tarafından tanımlanıp formatlandığımız döneme işaret ediyor.

 Albümden ilk çıkan tekli Lux Æterna’yı hiç beğenmediğim için burada yazmaya bile gerek duymuyorum: ne riff, ne melodi ne de yapı olarak elle tutulur bir tarafı yok çünkü. Bu ilk hayal kırıklığından sonra ikinci tekli “Screaming Suicide” bana ilaç gibi geldi. Toplumsal bir yara olan intiharı ele alan parça, konuşulması tabu olan bu korkunç gerçeğe Metallica ’nın açtığı bir savaş adeta. İçimizdeki karanlığı içimizde biriktirmeyip yardım alınmasının şart olduğunu ve kendini öldürmek isteyenlerin yardım çığlığını duyup onlara el uzatılması gerektiğini bir kamu spotu gibi bağırıyor Metallica. Papa Het James Hetfield’i de bol bol intihar konusuna dikkat çekerken gördük sosyal medyada.

Don’t ever speak my name / Remember you’re to blame

Keep me inside / My name is suicide.

                            İsmimi anma / Şuçlu sensin unutma

                            İçinde sakla beni / Adım intihar benim 

 

metallica

 

Bu çarpıcı dizeler grubun “Fade To Black” parçasıyla örtüşüp aynı önemli mesajı veriyor. Düşününce insanın aklına ne çok Rock Metal yıldızı geliyor kendi elleriyle hayatına son veren: Kurt Cobain, Chris Cornell, Michael Hutchence, bizden Yavuz Çetin, say say bitmez. Kendi çevremden intihara kurban verdiklerimiz de oldu ve dikkat edilmesi gereken bu kararı alanların mutlaka bir yardım çığlığı atmaları… Bu mesajın alınması çok önemli: tıpkı Yavuz Çetin’in şarkısında attığı “Yaşamak istemem artık aranızda!” çığlığında olduğu gibi. Dayanılamayacak bir bunalım, karanlık veya acının sonucu olabileceği kadar, sonunun ölümle biteceği belli olan hayat yolculuğunda kişinin artık beklemekten yorulup ölme şekline kendisinin karar vererek ölümü kontrol etme arzusu olarak da görülebilir mi acaba intihar olgusu?

Bu kadar karanlıktan sonra ölüm hakkında daha da okumak istiyoruz diyenler Klasik Müzik’te ve Metal’de Ölüm temalı “Death and The Metal” başlıklı makaleme göz atabilirler. Şimdi güzel konulara yani müziğe geçiyoruz. 72 Seasons albümünden çıkan ilk iki teklinin biri elmaysa öbürü armut, hatta biri elma öbürü kabak bile olabilir. Birbirinden çok farklı tarzda iki parça bunlar. Dediğim gibi Lux Æterna’yı ben hiç sevmedim, yarısında “kabak” tadı verince bir daha da açıp dinlemedim. Bu kadar uçlarda yer alan iki tekliye bakınca da albümün tamamıyla ilgili birşeyler hissetmek, şu tarzda bir albüm geliyor demek de imkansız oluyor tabii.  “Screaming Suicide” beni zengin riffleri, enerjisi ve de tabii ki çok ama çok Rock’n Roll olması sebebiyle yakaladı. Aslına bakarsanız tüm Metallica diskografisi içinde Master of Puppetsçıların burun kıvırdıkları ancak bence en güzel Metallica albümlerinden olan Load (1996) ve Reload’u (1997) bana çokça düşündürdü. Bu vesileyle kütür kütür rock tabanlı, çok Amerikalı ve çok sevdiğim bu iki görkemli albüme geri döndüm, uzun süre sonra baştan sona dinledim, Clubhouse Metal Oda ’da dinlettim. “”Screaming Suicide” ile aralarında pek çok paralellik buldum, Metallica’nın köklerine döndüğünü düşündüm. Birlikte yaptığımız You Tube Metal Oda sohbetinde Load ve Reload konusu açılıp da bu albümleri çok sevdiğimi söylediğimde konuğum Gökhan Pislick Kedi, bu iki albümü sevmek için bilinçli dinleyici olmak, içlerindeki rock’n roll ve grunge dokunuşlarını ayırt edebilmek gerekir şeklinde harika bir tespit yapmıştı.

Uzun lafın kısası, thrash metalin devi Metallica bence yeni albümleri 72 Seasons’ın bütününde “Screaming Suicide” parçasındaki çizgiyi ve tınıyı yakalayabilmişse çok güzel ve çok özel bir albüm dinleyeceğiz diye düşünüyorum. Yok “Lux Æterna” kafasında olacaksa eğer albüm, geçtiğimiz seneki Megadeth albümü “The Sick, The Dying…And The Dead! ” gibi sadece eskiyi kötü bir şekilde taklitten öteye gidemeyen hüsran dolu bir albüm dinlemek kaçınılmaz olacak.

Üzüntü dolu başka not: 2023 Metallica Avrupa turnesinin yolu İstanbul’dan geçmiyor. Uyduruk şehir Detroit bile Metallica’yı seyredecek. Esefle kınıyorum.

Müzikle kalın.

©2022@metaloda
“Her hakkı saklıdır. Kaynak göstermeden alıntı yapılamaz. Başka yerde yayınlanamaz.”